Balkanlar denince aklıma ilk gelen şehir hiçbir zaman Üsküp olmamıştı açıkçası. Daha çok Tiran, Kosova, Saray bosna’dır benim için. Ama bazen en güzel sürprizler, beklentinin en düşük olduğu şehirlerde karşınıza çıkıyor.
Üç gün boyunca Üsküp’ün iki yakasında yürüdük. Sabahları Eski Çarşı’da sıcacık bir çay ve börekle güne başladık, akşamları Vardar Nehri kıyısında uzun yürüyüşler yaptık. Bir gün Milenyum Haçı’nda sisin içinde kaldık, başka bir gün Matka Kanyonu’na gitmek için otobüs beklerken planlarımız tamamen değişti.
Ve bütün bunların sonunda “İyi ki gelmişiz.” dedik.
Eğer sen de Üsküp planı yapıyorsan, bu yazıda keşke biri bana gitmeden önce anlatsaydı dediğim tüm detayları bulacaksın.
🗺️ Üsküp Gezi Haritası

Seyahat Özeti
📅 9-12 Şubat 2026
✈️ Pegasus Havayolları
Gidiş
- İstanbul → Üsküp
- 10.25 kalkış
- 09.55 varış (yerel saat)
Dönüş
- Üsküp → İstanbul
- 09.50 kalkış
- 13.15 varış
Biz üç tam gün geçirdik ve bence Üsküp’ü acele etmeden gezmek için bu süre oldukça yeterliydi. Matka Kanyonu’nu da programa eklediğimiz hâlde hiçbir yeri koşarak görmek zorunda kalmadık.
Havalimanından Şehir Merkezine Nasıl Gidilir?
Üsküp Havalimanı şehir merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta.
En ekonomik ulaşım seçeneği shuttle otobüsleri. Otobüs sizi Holiday Inn önünde indiriyor. Burası şehir merkezinin tam kalbi ve bizim otelimize yürüyerek sadece birkaç dakika mesafedeydi.
Taksi tercih ederseniz yaklaşık 25 Euro ödemeniz gerekiyor.
Biz shuttle kullandık ve oldukça memnun kaldık. Eğer oteliniz merkezdeyse ekstra ulaşım düşünmenize gerek kalmıyor.
💡 Uçuş saatinize göre shuttle saatlerini önceden kontrol etmeyi unutmayın. Böylece havalimanında gereksiz beklememiş olursunuz. Aşağıda linkini ilettiğim siteden saatlerini bulabilirsin.
https://skp.airports.com.mk/en-EN/passenger-guide/to-from-the-airport/page/bus
Nerede Kaldık?
🏨 Hotel London B&B
Bir şehri gezerken konumun ne kadar önemli olduğunu Üsküp’te bir kez daha anladık.
Üç gün boyunca neredeyse her yere yürüyerek gittik ve bunda otelimizin konumu büyük avantaj sağladı.
Hotel London B&B, Makedonya Meydanı’na birkaç dakikalık yürüme mesafesinde. Eski Çarşı’ya geçmek ise yaklaşık 10 dakika sürüyor.
Odamız geniş, sıcacıktı ve balkonluydu. Şubat ayında seyahat ettiğimiz için sıcak bir odaya dönmek gerçekten büyük konfor oldu. Sessizliği, merkezi konumu ve fiyat-performans açısından bizi fazlasıyla memnun etti. Üsküp’e tekrar gelirsem yine burada kalırım. Ancak taharet musluğu bulunmuyor. Biz yanımıza bolca ıslak mendil almıştık ve oldukça işe yaradı.
Üsküp Nasıl Bir Şehir?
Üsküp’te yürürken aslında iki farklı şehir geziyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.
Bunun sebebi Vardar Nehri.
Nehir yalnızca şehri ikiye bölmüyor; tarihini ve mimarisini de iki farklı dünyaya ayırıyor.
Nehrin bir tarafında…
Osmanlı’nın izlerini taşıyan Eski Çarşı, tarihi camiler, hanlar, Saat Kulesi, Üsküp Kalesi ve Bit Pazarı bulunuyor.
Sokaklarda yürürken Türkçe konuşan insanlara rastlamak da oldukça normal.
Diğer tarafta ise…
Makedonya Meydanı’nın devasa heykelleri, görkemli sütunları, müzeleri, kiliseleri ve modern şehir dokusu sizi karşılıyor.
İşte Üsküp’ü farklı yapan da tam olarak bu. Bir köprüden geçiyorsunuz ve sadece birkaç dakika içinde bambaşka bir atmosferin içine giriyorsunuz.
Üsküp’te Ulaşım
Şehrin en sevdiğim yanlarından biri yürüyerek kolayca gezilebilmesi oldu.
Merkezde konaklıyorsanız Makedonya Meydanı, Taş Köprü, Eski Çarşı, Rahibe Teresa Anı Evi ve birçok önemli noktaya yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Şehir içinde toplu taşımaya neredeyse hiç ihtiyaç duymadık.
Ancak iş Milenyum Haçı ve Matka Kanyonu gibi şehir dışındaki noktalara gelince durum biraz değişiyor. Otobüs var ama özellikle kış döneminde sefer saatleri çok düzenli çalışmayabiliyor.
Bu yüzden taksi seçeneğini de aklınızda bulundurmanızı öneririm. Tabi araba kiraladıysanız , sizden iyisi yok demek bence ama 😊
📍 Üsküp’te Gezilecek Yerler
1. Makedonya Meydanı (Macedonia Square)
Üsküp’e adım attığınız anda sizi karşılayan ilk yer büyük ihtimalle burası olacak.
Şehrin kalbi…
Ve muhtemelen ilk şaşkınlığınızı yaşayacağınız yer de burası.
Çünkü Balkanlar’da, bu kadar büyük heykellerin ve gösterişli yapıların olduğu bir meydan beklemiyordum. Meydanın tam ortasında, yaklaşık 22 metre yüksekliğindeki Büyük İskender Heykeli yükseliyor. Resmî adı “Atlı Savaşçı” olsa da herkes burayı Büyük İskender Heykeli olarak biliyor. Heykelin etrafındaki aslanlar, havuzlar ve bronz figürler meydanı adeta açık hava müzesine dönüştürüyor.
İlk başta “Biraz fazla gösterişli değil mi?” diye düşündüm. Çünkü gerçekten devasa heykeller nereye baksanız karşınıza çıkıyor. Ama birkaç saat sonra bu ihtişama alışıyor ve şehrin karakterinin bir parçası gibi görmeye başlıyorsunuz. Bence buraya sadece gündüz değil, akşam da mutlaka uğrayın. Güneş battığında açılan ışıklandırmalar meydana bambaşka bir hava katıyor.
☕ Eğer oteliniz merkezdeyse, gün içinde birkaç kez bu meydandan geçeceksiniz. O yüzden ilk gördüğünüzde uzun uzun fotoğraf çekmek zorunda hissetmeyin. En güzel hâli bence gece.
2. Büyük İskender Heykeli
Meydanın yıldızı tartışmasız bu heykel. Yaklaşık 22 metre yüksekliğindeki anıt, Büyük İskender’i savaş atının üzerinde tasvir ediyor.
Aslında Yunanistan ile yaşanan isim anlaşmazlıkları nedeniyle resmî adı “Warrior on a Horse (Atlı Savaşçı)” olarak geçiyor. Ancak halk arasında herkes Büyük İskender Heykeli diyor. Akşam saatlerinde çalışan fıskiye ve ışık gösterileri de meydana ayrı bir hareket katıyor.
3. Taş Köprü (Stone Bridge)
Makedonya Meydanı ile Eski Çarşı’yı birbirine bağlayan bu köprü, aslında Üsküp’ün iki farklı yüzünü birbirine bağlıyor. 15.yüzyılda Osmanlı döneminde inşa edilen köprü, bugün hâlâ şehrin en önemli simgelerinden biri.
Köprünün bir tarafında modern Üsküp…
Diğer tarafında Osmanlı’nın izlerini taşıyan Eski Çarşı…
Köprünün ortasında durup iki tarafa baktığınızda bu geçişi gerçekten hissediyorsunuz.
Gündüz hareketli ve kalabalık. Gece ise Vardar Nehri’nin yansımalarıyla çok daha romantik.
4. Eski Çarşı (Old Bazaar)
Eğer bana “Üsküp’te en sevdiğin yer neresiydi?” diye sorarsanız, hiç düşünmeden Eski Çarşı derim.
Taş sokaklar… Küçük dükkânlar… Bakır ustaları… Kahve kokusu… Börekçiler…
Ve en güzeli de sokakta yürürken sık sık Türkçe konuşan insanlara denk gelmeniz.
Bir an kendinizi Balkanlar’da değil de Bursa’da ya da Safranbolu’da geziyormuş gibi hissedebilirsiniz. Burada acele etmeyin. Ara sokaklara girin. Bir kahve molası verin. Dükkânlara göz atın. Bence Eski Çarşı’nın en güzel yanı plansız dolaşmak.
5. Saat Kulesi
Eski Çarşı’nın içinde saklanan küçük sürprizlerden biri de Saat Kulesi.
İlk gördüğünüzde çok büyük bir yapı beklemeyin.Ama 16. yüzyıldan günümüze ulaşmış olması onu özel kılıyor. Çevresindeki sokaklarda dolaşırken karşınıza çıkıyor ve bulunduğu atmosferle güzel bir bütün oluşturuyor.
6. Sultan Murad Camii
Eski Çarşı’nın biraz dışında kalan ama uğramaya değer yapılardan biri. 1436 yılında inşa edilen cami, Üsküp’ün en eski Osmanlı eserlerinden biri. Bahçesindeki türbeler ve sakin atmosferiyle şehir merkezinin kalabalığından kısa süreliğine uzaklaşmak isteyenler için güzel bir durak.
7. Mustafa Paşa Camii
Burası benim en sevdiğim camilerden biri oldu. Sadece mimarisi nedeniyle değil…
Konumu sayesinde de. Avlusundan Üsküp’ü yukarıdan izleyebiliyorsunuz.
Şehir manzarası gerçekten çok güzel. Sessizliği ve huzurlu atmosferi de cabası.
8. Üsküp Kalesi (Skopje Fortress / Kale)
Mustafa Paşa Camii’nden sonra yürüyerek kolayca ulaşabileceğiniz bir diğer durak ise Üsküp Kalesi. Bizans ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan kale, şehrin en eski yapılarından biri. Kaleye çıkınca Üsküp’ün büyük bölümünü yukarıdan görebiliyorsunuz.
Özellikle Vardar Nehri’nin iki yakasını aynı anda izlemek çok keyifliydi. Biz gittiğimiz gün hava kapalıydı ama buna rağmen manzara oldukça güzeldi.
İlkbahar aylarında çok daha etkileyici olacağını düşünüyorum.
9. Bit Pazarı
Kalenin ardından yolunuzu Bit Pazarı’na çevirebilirsiniz. Burası turistlerden çok yerel halkın kullandığı bir bölge. Her şeyden biraz var.
Kıyafet… Ev eşyası… Meyve sebze… Elektronik… Ve bolca hareket.
Belki alışveriş yapmayacaksınız ama şehrin günlük yaşamını görmek için kısa bir yürüyüş bile yeterli.
10. Rahibe Teresa Anı Evi (Mother Teresa Memorial House)
Üsküp’ün en anlamlı duraklarından biri kesinlikle Rahibe Teresa Anı Evi.
Birçoğumuz onu Hindistan’daki çalışmalarıyla tanıyoruz ama aslında Rahibe Teresa, 1910 yılında Üsküp’te dünyaya geliyor. Bugün doğduğu ev yerinde olmasa da, onun anısını yaşatmak için inşa edilen bu müze oldukça etkileyici.
İçeride Rahibe Teresa’nın çocukluk yıllarından Nobel Barış Ödülü’ne uzanan yaşam hikâyesini anlatan fotoğraflar, kişisel eşyalar ve çeşitli belgeler sergileniyor.
Müze çok büyük değil. Yaklaşık 20-30 dakikada rahatlıkla gezebilirsiniz.
Ama bence burayı özel yapan şey büyüklüğü değil, verdiği duygu. Kalabalık meydanın tam ortasında, sessizce sizi düşünmeye davet eden bir yer.
11. Aziz Kliment Kilisesi (Church of St. Clement of Ohrid)
Üsküp’te beni en çok şaşırtan yapılardan biri de Aziz Kliment Kilisesi oldu. Çünkü klasik Avrupa kiliselerine hiç benzemiyor. Yuvarlak hatlara sahip modern mimarisi sayesinde dışarıdan baktığınızda kilise olduğunu anlamak bile zor. 1970’li yıllarda inşa edilen yapı, adını Slav alfabesinin gelişimine büyük katkı sağlayan Aziz Kliment’ten alıyor.
Şehir merkezine yakın olduğu için rotanıza kolayca ekleyebilirsiniz.
12. Arkeoloji Müzesi
Vardar Nehri’nin kıyısında yükselen bu görkemli bina, daha çok dış mimarisiyle dikkat çekiyor. Korint sütunları, geniş merdivenleri ve klasik mimarisi nedeniyle birçok kişi fotoğraf çekmek için burada kısa bir mola veriyor. Eğer tarihe ilginiz varsa müzeye de vakit ayırabilirsiniz. Biz ise daha çok dışarıdaki atmosferi ve nehir kıyısını gezmeyi tercih ettik. Özellikle akşam saatlerinde bina ışıklandırıldığında oldukça etkileyici görünüyor. Biz kapanış saatine yakın gittiğimiz için müzeyi gezemedik. Gitmeden önce çalışma saatlerini kontrol etmenizi öneririm.
13. Vardar Nehri ve Gece Yürüyüşü
Bence Üsküp’ün en güzel zamanı akşam saatleri. Güneş battıktan sonra meydandaki heykeller aydınlatılıyor.
Köprüler ışıl ışıl oluyor. Nehir boyunca yürüyen insanlar, sokak müzisyenleri ve kafeler şehre çok farklı bir hava katıyor.
Biz de neredeyse her akşam Vardar Nehri kıyısında yürüdük. Acele etmeden… Eğer programınız yoğunsa bile kendinize en az bir akşam sadece yürüyüş için zaman ayırın.
Bence en güzel Üsküp anıları burada birikiyor.
14. Milenyum Haçı (Millennium Cross)
Üsküp’ün hemen her noktasından görünen Milenyum Haçı, şehrin en yüksek tepelerinden biri olan Vodno Dağı’nın zirvesinde yer alıyor.
2000 yılında Hristiyanlığın iki bininci yılı anısına inşa edilen bu haç, yaklaşık 66 metre yüksekliğiyle dünyanın en büyük haçlarından biri.
Manzara için kesinlikle gitmeye değer.Ama…
Buraya ulaşım biraz sabır istiyor.
Toplu taşımayla gitmek isterseniz sadece 25 numaralı otobüs bu güzergâha hizmet veriyor.
Otobüs, Жито Леб (Zhito Leb) isimli pastanenin önündeki duraktan kalkıyor. Durağı bulmak için yolun karşısındaki Bonatti mağazasını referans alabilirsiniz. Biz de önce otobüsü beklemeyi düşündük. Fakat sefer aralıkları oldukça uzun olduğu için sonunda taksiyle çıkmaya karar verdik. İyi ki de öyle yapmışız. Çünkü yukarı çıktığımızda bizi bu kez yoğun sis karşıladı. Şehri kuşbakışı izlemeyi hayal ederken neredeyse birkaç metre ötesini bile göremiyorduk. Milenyum Haçı’nı gördük… Ama manzarayı göremedik. 😊 Yine de o sisli atmosferin ayrı bir güzelliği vardı.
Eğer ilkbahar ya da sonbaharda giderseniz çok daha net bir manzarayla karşılaşacağınızı düşünüyorum.
15. Matka Kanyonu
Üsküp seyahatinin benim için en unutulmaz duraklarından biri kesinlikle Matka Kanyonu oldu. Şehir merkezinden yaklaşık yarım saat uzaklaşınca bambaşka bir dünyanın içine giriyorsunuz.
Yüksek kayalıklar… Zümrüt yeşili su… Sessizlik… Ve doğanın sesi.
Ama bizim Matka maceramız biraz farklı başladı. İnternette otobüs saatlerini bulduk.
“Ne güzel, toplu taşımayla rahatça gideriz.” diye düşündük. Durağa gittik.
Bekledik.
Bekledik…
Biraz daha bekledik…
Otobüs gelmedi. Bizim gibi bekleyen birkaç Türk turistle sohbet etmeye başladık. Sonunda hep birlikte bir taksi çevirdik. Hem maliyet bölüşüldü hem de saatlerce beklemek zorunda kalmadık. Dönüşte de aynı yöntemi kullandık.
Bence Matka’ya gidecek herkese ilk tavsiyem bu olur. Kanyon ise gerçekten beklediğimize değdi.
Şubat ayında gitmemize rağmen manzara inanılmaz güzeldi. Hava oldukça soğuktu ama suyun durgunluğu ve kayalıkların yansıması bütün yorgunluğumuzu unutturdu.
Vaktiniz varsa tekne turuna katılıp Vrelo Mağarası‘nı da ziyaret edebilirsiniz.
Bence Üsküp’e gelip Matka Kanyonu’nu görmeden dönmeyin.
🍽️ Üsküp’te Ne Yenir? Nerede Yenir?
Balkan gezilerinin en güzel yanlarından biri de hiç şüphesiz yemekleri. Daha doğrusu sadece Balkanlar gezisinin değil , tüm gezilerin öyle. 😊
Üsküp’te çok lüks restoranlar yerine daha çok yerel işletmeleri tercih ettik. Kimisini Instagram’da gördük, kimisini Google yorumlarından bulduk, kimisini ise sokaktan geçerken içeri girip denedik.
Aralarında “Bir daha olsa yine giderim.” dediklerimiz de oldu, “Meraktan bir kez denenebilir.” dediklerimiz de…
İşte bizim Üsküp lezzet rotamız.
🥩 Destan
Üsküp’e gelip de adını duymayacağınız neredeyse tek restoran yok. Eski Çarşı’nın hemen içinde yer alan Destan, özellikle köftesiyle meşhur.
Biz de ilk akşam yemeğimizi burada yedik. Köfte gerçekten başarılıydı.
Ama beni daha çok şaşırtan şey kuru fasulyesi oldu. Türkiye’deki lezzetlerle kıyaslamazsanız oldukça güzel. Masaya gelen meşhur salatayı da denedik. Lezzetliydi ama açıkçası neden bu kadar popüler olduğunu çok anlayamadım. Yine de ilk kez gelen biri için güzel bir deneyim.
⭐ Denenmeli: Köfte ve kuru fasulye
🥩 Cosmos
Üsküp’teki ikinci köfte durağımız Cosmos oldu.
Ve dürüst olmak gerekirse… İki restoranı sürekli birbirleriyle kıyasladık.
Cosmos’un köfteleri bana göre biraz daha yumuşak ve daha doyurucuydu.
Porsiyonlar da oldukça büyük. Fiyat olarak Destan’dan biraz daha pahalı.
Bir de armut gazozunu denedik.Bana çocukluğumdaki Beyoğlu Gazozu’nu hatırlattı.Eğer iki restoran arasında seçim yapmam gerekirse…
Sanırım karar vermekte biraz zorlanırım. 😊
⭐ Denenmeli: Köfte ve armut gazozu
🍔 Teteks
Balkanlar’ın en popüler fast food zincirlerinden biri. Şehrin birçok noktasında şubesini görebiliyorsunuz. Biz özellikle Eski Çarşı tarafındaki şubesini tercih ettik.
İnternette en çok Smash Burger ve Teteks Burger öneriliyordu. İkisini de denedik.
Gerçekten başarılıydılar. Bir de bazı burgerlerin yanında külah şeklinde servis edilen patatesler var. Oldukça doyurucu.
Hızlı ve uygun fiyatlı bir öğün arıyorsanız güzel bir seçenek. Hatta o kadar sevdik ki seyahat boyunca birkaç kez uğradık. Eğer “Tek bir burgerci öner.” deseler sanırım cevabımız Teteks olurdu.
⭐ Denenmeli: Smash Burger
🍮 Nexho
Tatlı molası vermek isterseniz listenize mutlaka ekleyin. Burada iki farklı tatlı denedik.
İlki acıbadem kurabiyesine benzeyen ama çok daha yumuşak dokulu bir tatlıydı.
Diğeri ise Kaimacina. Krem karamele benziyor ama daha yoğun ve farklı bir aroması var. Ben açıkçası oldukça sevdim. Tatlı seviyorsanız uğramaya değer.
⭐ Denenmeli: Kaimacina
🍰 Slatkarnica Ribara
Sanırım Üsküp’te beni en çok mutlu eden tatlı buradaydı. Trileçesi gerçekten inanılmaz güzeldi. Yumuşacık. Şerbet dengesi çok iyi. Ne fazla ağır ne de fazla hafif.
Üsküp’e tekrar gitsem sırf bu tatlı için yine uğrarım. Çünkü Üsküp’ün en iyi trileçesini yapan yer kesinlikle.
⭐ Denenmeli: Trileçe
☕ Breadway
Aslında içeri sadece kahve içmek için girmiştik. Sonra vitrindeki tatlıları görünce karar değiştirdik. Hepsi inanılmaz iştah açıcı görünüyordu. Biz gittiğimizde Sevgililer Günü konsepti hazırlanmıştı. Dekorasyonu da oldukça keyifliydi. Kahve molası vermek için güzel bir adres.
☕ MOC
Benim gibi seyahat ederken iyi kahve arayanlardansanız MOC’u not edin. Espressosu gerçekten başarılıydı. Küçük ama kaliteli bir kahve molası için güzel bir durak.
🥐 Eski Kasaba Börekçisi
Sabah kahvaltısı için bence en doğru adreslerden biri.
Çay… Yeni çıkmış börek… Eski Çarşı’nın atmosferi…
Daha güzel bir başlangıç düşünemiyorum. Biz en çok ıspanaklı böreği beğendik.
Poğaça arasında satılan sade börek ise bize biraz fazla yağlı geldi. Meraktan bir kez denenebilir.
☕ Üsküp’te Kahve Molası Nerede Verilir?
Balkanlar’da kahvenin yeri ayrı.
Bizim favorilerimiz ise şunlar oldu:
☕ MOC → Espresso
☕ Breadway → Kahve + Tatlı
☕ Eski Çarşı’ndaki küçük kafeler → Atmosfer
Bazen en güzel kahve, tabelasını bile bilmediğiniz küçük bir dükkânda içiliyor.
Eski Çarşı’nın ara sokaklarında dolaşırken karşınıza çıkan kafelerde kısa molalar vermeyi ihmal etmeyin.
🛒 Üsküp’te Market Alışverişi
Su, atıştırmalık ya da günlük ihtiyaçlarınız için şehir merkezinde birçok market bulunuyor.
Biz en çok şu marketleri kullandık:
- Kam
- Ramstore
- Fresh Market
Fiyatlar genel olarak Türkiye’ye yakın.
Özellikle Ramstore, ürün çeşitliliği açısından daha zengin geldi.
💰 Üsküp Pahalı mı?
Bence hayır.
Avrupa’nın birçok başkentine göre hâlâ ekonomik. Ancak Balkanlar içinde değerlendirirsem, Tiran veya Priştine’ye kıyasla bir tık daha pahalı olduğunu söyleyebilirim.
Kahve içmek, güzel bir restoranda yemek yemek ya da şehir merkezinde konaklamak bütçeyi çok zorlamıyor. Tabii döviz kuru ve seyahat dönemine göre fiyatlar değişebilir.
🎒 Üsküp’e Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Gezi boyunca edindiğimiz küçük ama hayat kurtaran notları da tek bir yerde toplamak istedim.
✅ Şehir merkezi yürüyerek rahatça geziliyor.
✅ Eski Çarşı’yı mutlaka sabah saatlerinde görün.
✅ Makedonya Meydanı’nı ise gece de ziyaret edin.
✅ Milenyum Haçı için hava durumunu kontrol edin.
✅ Matka Kanyonu’na giderken otobüse güvenip sıkı bir programa bağlı kalmayın; taksi iyi bir alternatif olabilir.
✅ Şubat ayında gidiyorsanız özellikle Matka Kanyonu ve Milenyum Haçı için kalın kıyafet alın.
✅ Şehir merkezinde konaklamak ciddi zaman kazandırıyor.
Son Söz
Bir yanda Osmanlı’nın izlerini taşıyan sokaklar, diğer yanda devasa meydanlar ve heykeller… Sabah Eski Çarşı’da börek yerken birkaç saat sonra kendinizi modern bir Avrupa meydanında bulabiliyorsunuz. Bu geçiş, şehrin en etkileyici yanıydı.
Elbette her şey kusursuz değildi. Milenyum Haçı’nda sis yüzünden manzarayı göremedik, Matka Kanyonu’na giderken otobüsümüz gelmedi. Ama dönüp baktığımda, en çok hatırladığım anılar da tam olarak bunlar oldu.
Eğer Balkanlar rotanıza yeni bir şehir eklemeyi düşünüyorsanız, Üsküp’e gönül rahatlığıyla bir şans verebilirsiniz. Üç günlük bir geziyle şehrin ruhunu hissedebilir, hem tarihi hem de modern yüzünü keşfedebilir, güzel kahveler içip lezzetli Balkan yemekleri deneyebilirsiniz.
Umarım bu rehber, Üsküp seyahatinizi planlarken size yol gösterir. Eğer aklınıza takılan bir soru olursa yorumlarda paylaşabilirsiniz. Şimdiden keyifli seyahatler ve bol keşifli günler dilerim! ☕🧳
❓Sık Sorulan Sorular
Üsküp’e kaç gün ayırmak gerekir?
Biz 3 gün kaldık. Matka Kanyonu da dahil olmak üzere rahat rahat gezebildik.
Üsküp güvenli mi?
Biz gece geç saatlere kadar yürüdük ve herhangi bir olumsuzluk yaşamadık. Turistik bölgelerde kendimizi güvende hissettik.
Üsküp’e hangi mevsimde gidilir?
İlkbahar ve sonbahar bence en ideal dönemler. Yazın sıcaklık yüksek olabilir, kışın ise özellikle Matka Kanyonu ve Milenyum Haçı oldukça soğuk oluyor.
Üsküp pahalı mı?
Hayır. Konaklama, yeme-içme ve ulaşım açısından birçok Avrupa şehrine kıyasla daha ekonomik.
Üsküp’te hangi para birimi kullanılıyor?
Resmî para birimi Makedon Dinarı (MKD). Kart birçok yerde geçiyor ancak küçük işletmeler için yanınızda bir miktar nakit bulundurmanız faydalı olur.
Üsküp’ten hangi şehirler günübirlik ziyaret edilebilir?
Eğer daha uzun bir planınız varsa Ohrid, Tetovo veya Kosova’nın başkenti Priştine günübirlik ya da bir gecelik rotalar için değerlendirilebilir.
Keyifli Seyahatler ve okumalar 🙂
PINAR ILDIR ÇELT sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.