Balkanlar

Saraybosna ve Mostar Gezi Rehberi (3 Gün)

Osmanlı İzleri, Nefis Boşnak Lezzetleri ve Unutulmaz Bir Tren Yolculuğu

15-18 Aralık 2025 tarihleri arasında Bosna Hersek’te geçirdiğimiz üç gün boyunca Saraybosna’nın tarihi sokaklarını keşfettik, Mostar’a trenle günübirlik gittik, bol bol Bosna kahvesi içtik ve Balkan mutfağının en güzel lezzetlerini denedik. Eğer Bosna Hersek seyahati planlıyorsanız, bu yazıda kendi deneyimlerimden yola çıkarak ulaşım, gezilecek yerler, nerede ne yenir, alışveriş önerileri ve seyahat ipuçlarını bir araya getirdim.


Bosna Hersek’e Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler

Bosna Hersek uzun zamandır görmek istediğim ülkelerden biriydi. Bunun en büyük sebebi ise Osmanlı mirasının hâlâ günlük yaşamın içinde hissediliyor ve inanılmaz üzücü bir tarihe sahip olmasıydı. Fakat gezi boyunca fark ettim ki Bosna sadece tarihiyle değil; insanları, mutfağı, doğası ve atmosferiyle de insanı kendine bağlayan bir ülke. Ahh o börekleri özellikle…

Eğer ilk kez gidecekseniz, işinizi kolaylaştıracak birkaç temel bilgiyi paylaşmak istiyorum.

📍 Başkent

Saraybosna

💰 Para Birimi

Bosna Hersek Markı (BAM) . Yanınızda mutlaka bir miktar nakit bulundurmanızı öneririm.

💳 Kart Kullanımı

İnternette birçok yerde kart kullanımının yaygın olduğu yazıyor. Benim deneyimim ise biraz farklı oldu. Özellikle Başçarşı çevresindeki börekçiler, küçük kahveciler, hediyelik eşya dükkânları ve bazı restoranlar sadece nakit kabul ediyordu ya da nakit ödemeyi tercih ediyordu. Büyük marketlerde, AVM’lerde ve zincir mağazalarda kredi kartı kullanabiliyorsunuz. Ancak gezi boyunca rahat etmek istiyorsanız yanınızda mutlaka Bosna Hersek Markı bulundurun. Türk Lirasından da çevirebilirsiniz. İlla ki Euro/Dolar olmasına gerek yok yanınızda.

🗣 Dil

Boşnakça konuşuluyor. Turistik bölgelerde İngilizce ile rahatlıkla anlaşabilirsiniz. Ama özellikle Eski Çarşı tarafında Türkçe konuşmayanı dövüyorlar gibi bir durum. 😀

İstanbul’dan Saraybosna’ya Ulaşım

Biz Pegasus’un direkt uçuşunu tercih ettik. Kampanya dönemlerinde bir tık uygun fiyata bilet bulabiliyorsunuz.

Gidiş

📅 15 Aralık 2025 Pazartesi

✈️ Sabiha Gökçen → Saraybosna

🕚 Kalkış: 11.50

🕛 Varış: 11.45 (yerel saat)

Yaklaşık uçuş süresi 1 saat 55 dakika.

Dönüş

📅 18 Aralık 2025 Perşembe

🕓 Kalkış: 16.10

🕗 İstanbul varış: 20.00

Yaklaşık 1 saat 50 dakika sürdü.

Christmas Market İçin Gideceklere Küçük Bir Not

Biz Bosna Hersek’e 15-18 Aralık 2025 tarihleri arasında gittik.

Gitmeden önce Noel pazarlarını görebileceğimizi düşünüyorduk. Ancak maalesef henüz kurulmamıştı.

Eğer özellikle Christmas Market atmosferini yaşamak istiyorsanız mutlaka öncesinde internetten araştırıp ne zaman başlayacağını teyit edin.

Saraybosna’da İlk Saatler

Uçağımız öğle saatlerinde Saraybosna’ya indiğinde ilk hissettiğim şey şehrin sakinliği ve aşırı sisli olduğuydu.Havalimanından şehir merkezine geçtikten sonra kendimizi kısa sürede Başçarşı’nın taş sokaklarında bulduk. Aşırı ötesi soğuktu. Bir süre sonra parmaklarınızı hissedemeyecek hale gelebiliyorsunuz.

Nerede Konakladık?

Biz Bentbaša bölgesinde bulunan Pansion River‘da konakladık. Başçarşı’na yürüyerek yaklaşık 8-10 dakika uzaklıktaydı. Yine gitsem , aynı yerde kalır mıyım? Hayır . Oda küçüktü. Merkeze yakın olmakla birlikte, soğuk havada yürümek zor oldu. Tek avantajı nehir manzarası idi. 😊

Başçarşı (Baščaršija)

Saraybosna denildiğinde akla gelen ilk yer hiç şüphesiz Başçarşı. 1460’lı yıllarda Osmanlı döneminde kurulan bu tarihi çarşı, bugün de şehrin kalbi olmaya devam ediyor. Ve bence şehir buradan başlıyor.

Dar taş sokakların iki yanına dizilmiş dükkânlarda bakır ustalarının çalışmasını izleyebilir, el yapımı hediyelik eşyalar inceleyebilir ya da küçük bir kahvecide mola verebilirsiniz.

Benim en sevdiğim yanı ise çarşının yaşayan bir yer olmasıydı.

Burası sadece turistlerin gezdiği bir nokta değil. Yerel halkın alışveriş yaptığı, kahve içtiği, sohbet ettiği gerçek bir yaşam alanı.

Bu yüzden Başçarşı’yı gezerken acele etmeyin. Sokak aralarına girin. Vitrinlere bakın. Bakır ustalarını izleyin. Ve kendinize küçük molalar vermeyi ihmal etmeyin.

Sebil

Başçarşı Meydanı’nın simgesi olan Sebil, Saraybosna’nın en çok fotoğraflanan yapılarından biri. 1753 yılında inşa edilen ahşap çeşme, zaman içinde birkaç kez yenilenmiş olsa da Osmanlı döneminin izlerini hâlâ taşıyor. Biz gittiğimizde meydan oldukça hareketliydi. Güvercinler, fotoğraf çeken insanlar ve çevredeki kafeler sayesinde meydan günün her saati canlıydı. Bence Saraybosna’da geziye başlamak için en güzel nokta burası.

Benim İlk İzlenimim

Saraybosna için hep “Doğu ile Batı’nın buluştuğu şehir” denildiğini duymuştum.

Fakat bunun ne kadar doğru olduğunu ancak sokaklarında yürüyünce anladım. Bir sokakta Osmanlı’dan kalma bir cami, birkaç dakika sonra Avusturya-Macaristan döneminden kalma görkemli bir bina… Bir tarafta ezan sesi yükselirken diğer tarafta kilise çanları çalıyor. Bu kadar farklı kültürün aynı şehirde bu kadar doğal şekilde bir arada olması beni gerçekten etkiledi.

Gazi Hüsrev Bey Külliyesi: Saraybosna’nın Kalbi

Başçarşı’dan birkaç adım yürüdüğünüzde kendinizi Saraybosna’nın en önemli yapılarından birinin önünde buluyorsunuz: Gazi Hüsrev Bey Külliyesi.

1531 yılında Bosna Sancak Beyi Gazi Hüsrev Bey tarafından yaptırılan bu külliye, sadece bir camiden ibaret değil. Osmanlı’nın şehir planlamasını ve vakıf kültürünü en güzel yansıtan yapılardan biri.

Kompleks içerisinde;

  • Gazi Hüsrev Bey Camii
  • Medrese
  • Türbe
  • Kütüphane
  • Saat Kulesi
  • Şadırvan

bulunuyor.

Avluya adım attığınız anda Başçarşı’nın hareketli atmosferi yerini huzurlu bir sessizliğe bırakıyor. Kuş sesleri, şadırvandan akan suyun sesi ve avlunun dinginliği, dışarıdaki kalabalığı unutturuyor. Caminin mimarisi oldukça sade ama etkileyici. Osmanlı döneminin klasik mimarisini yansıtan yapı, yaklaşık beş yüz yıldır ayakta.

Gazi Hüsrev Bey Türbesi

📸 Fotoğraf Önerisi: Türbenin dış cephesi.

Külliyenin hemen yanında bulunan türbede, Bosna tarihinin en önemli isimlerinden biri olan Gazi Hüsrev Bey yatıyor.

Bosna’nın Osmanlı dönemindeki gelişiminde büyük rol oynayan Gazi Hüsrev Bey; camiler, medreseler, hanlar ve hamamlar yaptırarak Saraybosna’nın bugünkü kimliğinin oluşmasına katkı sağlamış.

Gazi Hüsrev Bey Medresesi

📸 Fotoğraf Önerisi: Medresenin giriş kapısı.

1537 yılında açılan medrese, Balkanlar’ın en eski eğitim kurumlarından biri.

Bugün de eğitim vermeye devam ediyor. Osmanlı döneminde burada yalnızca dini eğitim değil; matematik, astronomi ve farklı bilim dallarında da dersler veriliyormuş. Bu yönüyle külliye, yalnızca ibadet edilen bir alan değil, aynı zamanda dönemin önemli bir eğitim merkezi.

Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi

Külliyenin en kıymetli bölümlerinden biri de kütüphanesi. Binlerce Osmanlıca, Arapça ve Farsça el yazması eser burada korunuyor. Bosna savaşında zarar görmesine rağmen restore edilerek yeniden hizmete açılmış. Tarih meraklıları için görülmeye değer bir yer.

Saraybosna Saat Kulesi

Külliyenin hemen yanında yükselen Saat Kulesi, Saraybosna’nın en ilginç yapılarından biri. Yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki kule, Avrupa’nın hâlâ çalışan en eski saat kulelerinden biri olarak kabul ediliyor.Saat, Avrupa saatine göre değil alaturka saate göre çalışıyor. Yani gün, güneş battığında yeniden başlıyor. Bu sistem Osmanlı döneminden günümüze kadar korunmuş.


Bezistan

Başçarşı’nın hemen içinde bulunan Bezistan, bana İstanbul Kapalıçarşı’nın daha sakin ve küçük bir versiyonunu hatırlattı. Ama çok albenili bir yer de değil açıkçası.

  1. yüzyılda yapılan bu kapalı çarşı, geçmişte kumaş ve ipek ticaretinin merkeziymiş.

Bugün ise içeride;

  • Hediyelik eşyalar
  • Takılar
  • El yapımı ürünler
  • Bakır işlemeler
  • Magnetler  gibi birçok ürün satılıyor.

Sarajevo Meeting of Cultures

Saraybosna’da beni en çok etkileyen noktalardan biri burası oldu.

Yerde küçük bir işaret… Tam bu noktada Osmanlı mimarisi sona eriyor.

Birkaç adım sonra ise Avusturya-Macaristan mimarisi başlıyor. Sağınıza baktığınızda farklı bir şehir… Solunuza baktığınızda bambaşka bir şehir hissi oluşuyor. Saraybosna’nın “Doğu ile Batı’nın buluştuğu şehir” olarak anılmasının en güzel sembolü işte tam burası.

Mutlaka birkaç dakika durup çevrenizi izlemenizi ve bolca fotoğraf çekilmenizi tavsiye ederim.

Ferhadiye Caddesi

Meeting of Cultures çizgisini geçtikten sonra şehrin atmosferi tamamen değişiyor. İşte bu gerçekten ilginç bir deneyim.

Taş sokakların yerini geniş kaldırımlar… Osmanlı dükkânlarının yerini Avrupa tarzı mağazalar… Tek katlı tarihi yapıların yerini gösterişli binalar alıyor. Ferhadiye Caddesi, Saraybosna’nın en hareketli alışveriş ve yürüyüş caddelerinden biri. Kafeler, mağazalar ve tarihi binalar arasında yürürken şehrin iki farklı yüzünü aynı gün içinde deneyimlemek gerçekten etkileyici.

Sacred Heart Cathedral

1889 yılında tamamlanan Sacred Heart Cathedral, Bosna Hersek’in en önemli Katolik kilisesi. Biz akşam saatlerinde ziyaret ettiğimiz için ışıklandırılmış hâli çok etkileyiciydi.

Meydanda biraz oturup çevreyi izlemek bile keyifliydi. Noel dönemine yakın gittiğimiz için şehirde küçük süslemeler vardı. Christmas Market henüz kurulmamış olsa da yılbaşı atmosferini hissettiren bir hava vardı.

Latin Köprüsü

Bazı yerler vardır; sadece güzel oldukları için değil, tarihin akışını değiştirdikleri için de önemlidir. Latin Köprüsü tam olarak böyle bir yer.

28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand ve eşi Sophie, köprünün hemen yanında Gavrilo Princip tarafından öldürüldü. Bu suikast, I. Dünya Savaşı’nın başlamasına neden olan olay olarak kabul ediliyor.

Bugün köprüden geçerken, tarihin en önemli dönüm noktalarından birinin tam burada yaşandığını düşünmek insana farklı bir his veriyor. Köprünün altından geçen Miljacka Nehri ve çevresindeki tarihi yapılar ise fotoğraf çekmek için oldukça güzel bir manzara sunuyor.

Sonsuz Ateş (Eternal Flame)

Ferhadiye Caddesi’nin sonunda yer alan Eternal Flame, II. Dünya Savaşı’nda hayatını kaybedenler anısına yapılmış bir anıt. 1946 yılında yakılan bu ateş, yıllardır hiç söndürülmeden yanmaya devam ediyor. Gündüz ziyaret etmek mümkün olsa da bence akşam saatlerinde çok daha etkileyici görünüyor. Saraybosna’nın yakın tarihini anlamak isteyen herkesin uğraması gereken noktalardan biri.

Saraybosna’da Nerede Ne Yenir?

Üç gün boyunca farklı restoranlarda ve küçük işletmelerde birçok lezzet denedik. İçlerinden bazıları gerçekten hafızamda kaldı. Eğer tekrar gidersem hiç düşünmeden yeniden gideceğim yerleri burada tek tek paylaşıyorum. Çünkü gerçekten gidilesi yerler.

🥟 Buregdžinica Sač

Puanım: 5/5

Bosna’da ilk yemek deneyimimizi burada yaşadık ve daha ilk lokmada neden herkesin Boşnak böreğini övdüğünü anladım.

Biz;

  • Kıymalı börek
  • Ispanaklı börek
  • Patatesli börek
  • Mantıje – En en en sevdiğim diyebilirim.

denedik.

Özellikle Mantıje, klasik börekten biraz farklı. Küçük kareler hâlinde hazırlanan, bol kıymalı ve dışı çıtır çıtır olan bu lezzeti mutlaka deneyin. Offff çok efsane bence.

Bir diğer yıldız ise yanında gelen Pavlaka oldu. Yoğurtla krema arasında, hafif ekşimsi ama oldukça yumuşak bir sos. Börekle birlikte inanılmaz yakışıyor.

En çok şaşırdığım nokta ise böreklerin yağlı hissettirmemesiydi. Türkiye’de benzer bir porsiyonu yedikten sonra ağırlık hissedersiniz. Burada ise oldukça hafifti. İç malzemesi bol, hamuru ince ve lezzeti gerçekten çok başarılıydı.

❤️ Tekrar gidersem ilk uğrayacağım yerlerden biri kesinlikle Buregdžinica Sač olur.

🥩 Ćevabdžinica Željo

Puanım: 5/5

Bosna’ya gelip cevapi yemeden dönmek olmaz. Biz bunun için şehrin en meşhur adreslerinden biri olan Željo‘yu tercih ettik.

İyi ki de etmişiz.İlk bakışta oldukça sade görünüyor.

Küçük ekmek. Izgara köfteler. Doğranmış soğan. Kaymak.

Ama ilk lokmadan sonra neden bu kadar meşhur olduğunu anlıyorsunuz. Köfteler inanılmaz sulu. Izgara aroması çok başarılı. Ekmek ise yumuşacık. Bir de beni şaşırtan başka bir şey oldu. Burger köftesi… Normalde cevapi için gitmiştik ama burger köftesi de en az cevapi kadar güzeldi. Hatta ben tekrar gitsem ikisini de söylerim. Kaymak ne alaka demeyin. Bildiğimiz kaymaklardan değil. Asla rahatsız etmiyor. Lezzetine lezzet katıyor diyebilirim. Bu arada mini not: Ben burger köftesini, cevapiden daha çok beğenmiş olabilirim. 😊

🥪 Kod Punice

Puanım: ⭐⭐⭐⭐⭐ +

Eğer bu gezi boyunca tek bir şey önerecek olsaydım… Hiç düşünmeden Kod Punice derdim. Gerçekten bu kadarını beklemiyordum.

Siparişi veriyorsunuz.

Hamur o anda hazırlanıyor.

Fırına giriyor.

Birkaç dakika sonra sıcacık çıkıyor.

İçine;

  • Kaymak
  • Kuru et
  • Sudžukice (isli sucuk)
  • Ya da Kaymak yerine Soka dedikleri muhteşem bir şey

ekleniyor.

Ve ortaya tam anlamıyla bir lezzet bombası çıkıyor.

Hamurun sıcaklığı… Kaymağın yumuşaklığı… Kuru etin aroması… Sıraya girip beklemek canınızı sıkmıyor bu yüzden.

Hepsi birlikte mükemmel bir uyum oluşturuyor. İlk ısırıkta birbirimize sadece şunu söyledik:

“Bundan bir tane daha söylesek mi?” 😄

Gerçekten Bosna’da yediğim en unutulmaz lezzetlerden biri oldu. Offf olsa da yesek şimdi.

🍲 Staklo

📸 Fotoğraf Önerisi: Begova Çorbası.

Puanım: 4,5/5

Bosna mutfağında Osmanlı etkisini en çok hissettiğim yerlerden biri burası oldu. Biz burada Begova Čorba denedik. Derseniz ki biz zaten yapıyoruz bunu ki. Orası ayrı. Ama buz gibi havada, bazen böyle bir şeyler içmek istiyor insan. 😊

İçinde;

  • Tavuk
  • Bamya
  • Havuç

bulunan yoğun kıvamlı geleneksel bir çorba. Özellikle soğuk havalarda harika gidiyor.

Menüde soğan dolması da vardı. Bir dahaki gelişimde onu da denemek isterim.

☕ Bosna Kahvesi Denemeden Dönmeyin

Bosna kahvesi ilk bakışta Türk kahvesine çok benziyor.

Ama küçük farkları var. Sunumu daha farklı. İçimi biraz daha yumuşak.

Yanında lokum ya da küçük tatlılarla servis ediliyor. Biz Bosna kahvesini Slastičarna Saraj‘da denedik. Sebil’in hemen yanında olduğu için mola vermek için güzel bir adres.

Türk kahvesinin yerini tutar mı?

Bence hayır.

Ama Bosna’dayken kesinlikle denenmesi gereken bir deneyim.

🍰 Tatlı Molaları

Caffe Slastičarna Badem

4/5

Burada;

  • Krempita
  • Lotuslu Panna Cotta

denedik.

İkisi de güzeldi. Özellikle Krempita oldukça hafifti.

Ama tekrar sırf bunun için gelir miyim? Sanırım hayır.

Yine de kahve molası vermek için keyifli bir yer.

🍏 Slatko Kose

4/5

Bosna’da dikkatimi çeken şeylerden biri, birçok kafede sallama çay servis edilmesiydi.

Biz biraz demleme çay özlediğimiz için buraya geldik. Çok güçlü bir çay kültürü beklemeyin ama sıcak bir mola vermek için güzel.

Tatlı olarak Tufahije denedik. İçi cevizle doldurulmuş, şerbette bekletilmiş elma tatlısı.

Üzerindeki krema bana biraz fazla geldi. Kremasız olsa çok daha başarılı olabilirmiş.

🍫 Tredelnik

📸 Fotoğraf Önerisi: Çikolatalı Tredelnik.

4,5/5

Kod Punice’nin hemen yanında küçük ama oldukça sevimli bir dükkân. Sıcak sıcak hazırlanıyor. İçini istediğiniz çikolata ve soslarla doldurabiliyorsunuz. Lezzeti gerçekten çok başarılı. Yalnız küçük bir uyarı… Yerken biraz dağılmaya ve dağıtmaya hazır olun. 😄

☕ Kilim

3,5/5

Sadece kahve içmek için uğradık. Kahvesi kötü değildi ama bana biraz sert geldi.

Eğer yoğun kahve seviyorsanız hoşunuza gidebilir.

☕ Metropolis

Bosna’da sıkça karşınıza çıkan kahve zincirlerinden biri. Kahvesi fena değildi.

Ama beni daha çok tarçınlı elmalı çayı şaşırttı. Oldukça lezzetliydi. Tek eksi yanı biraz fazla şekerli olması.

❤️ Benim Favorilerim

🥇 En iyi börek: Buregdžinica Sač

🥇 En iyi cevapi: Željo

🥇 En iyi sokak lezzeti: Kod Punice

🥇 En iyi çorba: Begova Čorba (Staklo)

🥇 En iyi Bosna kahvesi deneyimi: Slastičarna Saraj

🥇 En keyifli tatlı molası: Tredelnik

Saraybosna’da Alışveriş Rehberi

Saraybosna’dan dönerken valizimde en çok yer kaplayan şey kıyafetler değil, yiyecekler ve küçük hediyelikler oldu. 😊 Şehri gezerken fark ettim ki burada alışveriş sadece bir şey satın almak değil, aynı zamanda kültürü tanımanın da güzel bir yolu. Başçarşı’daki el işçiliği ürünlerinden gurme marketlere kadar her köşede “Bunu da mı alsam?” dedirten bir şey çıkıyor karşınıza. Eğer dönüş valizinizde yer varsa, aşağıdaki önerilere mutlaka göz atın.

🛍️ Başçarşı: El İşçiliğinin Merkezi

Başçarşı’nın en sevdiğim yanlarından biri, seri üretim yerine hâlâ el emeğinin ön planda olmasıydı. Sokaklarda yürürken bakır ustalarının çekiç seslerini duyuyor, vitrinlerde ince ince işlenmiş ürünleri görüyorsunuz.

Özellikle;

  • Bakır cezveler
  • Kahve fincan setleri
  • Lokumluklar
  • Tepsiler
  • Gümüş işlemeli takılar
  • Kurşun işlemeli süs eşyaları

çok dikkatimi çekti.

Eğer evinizde kullanabileceğiniz ya da uzun yıllar saklayabileceğiniz bir hatıra almak istiyorsanız, bence en güzel alışveriş burada yapılır.

💡 Küçük İpucu: Aynı ürün farklı dükkânlarda farklı fiyatlara satılabiliyor. İlk gördüğünüz yerden almak yerine birkaç dükkân gezmenizi öneririm.

🥩 Et Pazarı: Bosna’nın En Lezzetli Alışverişi

Bosna mutfağının en güçlü taraflarından biri şarküteri ürünleri. Başçarşı’ndaki et pazarına girdiğimizde önce sadece bakmayı planlıyorduk. Ama işler hiç de öyle olmadı. 😊 Neredeyse her dükkân sizi içeri davet ediyor.Kuru etlerden bir dilim… Farklı sucuklardan küçük tadımlar…Peynir çeşitleri…Kaymak… Hepsini denemeniz için ikram ediyorlar. Bir süre sonra kendinizi “Biraz da bundan alalım.” derken buluyorsunuz.

Biz özellikle;

  • Kuru et
  • Sudžukice (isli sucuk)

aldık.

En güzel tarafı ise satın aldığınız ürünleri vakumlayarak hazırlamaları.Bu sayede Türkiye’ye getirirken herhangi bir sorun yaşamadık.

❤️ Benim Tavsiyem: Kuru et almadan Bosna’dan dönmeyin.

🛒 Market Alışverişi

Bosna’da market gezmeyi sevenler için de güzel seçenekler var. Biz birkaç farklı markete uğradık ve raflarda uzun uzun dolaştık. Yerel çikolatalar, bisküviler, reçeller, peynirler ve kahvaltılık ürünler hem farklı hem de fiyat olarak oldukça uygundu.

En sık karşımıza çıkan marketler:

  • Konzum
  • AMKO

Günlük ihtiyaçlar için rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

🌟 Crvena Jabuka Gastro Market (Marijin Dvor)

Burası benim Bosna’daki en büyük sürprizlerden biri oldu. Açıkçası sıradan bir market bekliyordum. Ama içeri girince uzun süre çıkmak istemedik.

Çikolata reyonları… Yerel peynirler… Şarküteri ürünleri… Zeytinler… Soslar… Kahveler… İthal ürünler… Her raf ayrı ayrı gezilesi. Üstelik fiyatlar da beklediğimden çok daha uygundu. Bir ara gerçekten valizin dolacağını unutup sürekli sepete bir şeyler attığımı fark ettim. 😊

Eğer gurme market gezmeyi seviyorsanız, buraya mutlaka zaman ayırın. Bence Bosna’dan dönerken hediyelik çikolata ve peynir almak için en güzel adreslerden biri.

💄 DM ve CM

Bosna’da en çok karşımıza çıkan kozmetik mağazaları bunlardı.

Özellikle;

  • Cilt bakım ürünleri
  • Alman markaları
  • Güneş kremleri
  • Dudak balm’ları
  • Mini bakım ürünleri

Türkiye’ye göre uygun fiyatlıydı. Kozmetik alışverişi yapmayı seviyorsanız uğramaya değer. Ben parıldaklı glosslardan aldım. 😊

🏬 SCC ve BCC AVM’leri

Eğer birkaç saatliğine tarihi atmosferden çıkıp modern Saraybosna’yı görmek isterseniz, Sarajevo City Center (SCC) ve BCC (eski BBI Center) güzel alternatifler. Burada uluslararası markalar, kafeler ve restoranların yanı sıra dinlenebileceğiniz ferah alanlar da var. Biz özellikle hava biraz soğuduğunda kısa bir mola vermek için uğradık.

❤️ Benim Bosna Valizi

Eve dönerken valizimde şunlar vardı:

  • Vakumlanmış kuru etler
  • Yerel peynirler
  • Çikolatalar

Ama açık söylemem gerekirse… Valizime sığdıramadığım şeyler de en az aldıklarım kadar aklımda kaldı.

🚆 Saraybosna’dan Mostar’a Trenle Gitmek

Bosna seyahatimizin en unutulmaz günü kesinlikle Mostar günüydü. Bunda Mostar’ın güzelliği kadar, tren yolculuğunun da büyük payı vardı. İnternette “Avrupa’nın en güzel tren rotalarından biri” denildiğini okumuştum. Eminim öyledir ama bahar ve yaz aylarında. Kış mevsiminde gidiyorsanız, manzara yerine sadece sis görüyorsunuz. Bunu ayrıca belirtmek isterim.

Tren Garına Nasıl Gidilir?

Başçarşı’ndan 3 numaralı tramvaya binerek Tehnička škola durağında indik.

Buradan navigasyonu açıp yaklaşık 10 dakika yürüyerek tren garına ulaştık. İstasyonda biletimizi aldıktan sonra 1 numaralı peronda bekledik. Gar oldukça küçük olduğu için bulmakta zorlanmıyorsunuz.

💡 İpucu: Tren saatlerini seyahatten önce mutlaka kontrol edin. Özellikle kış döneminde seferlerde değişiklik olabiliyor.

Mostar Tren Garından Eski Şehir’e

Mostar’a vardığınızda istasyondan çıkıp karşıya geçiyorsunuz. Buradan 10, 12 veya 13 numaralı otobüslerden birine binebilirsiniz. Biz 13 numaralı otobüsü kullandık. Yaklaşık üç-dört durak sonra indik. Şoföre “Stari Most” ya da “Old Town” derseniz yardımcı oluyor. Ücret kişi başı 1,8 BAM. İsterseniz yaklaşık 20 dakikalık keyifli bir yürüyüşle de Eski Şehir’e ulaşabilirsiniz. Dönüşte yürüdük , oradan biliyoruz 😊

Ve Sonra…

Otobüsten inip Arnavut kaldırımlı sokaklara adım attığınız anda insanın aklından tek bir cümle geçiyor: “Sonrası cennet…”

Turkuaz renkte akan Neretva Nehri…

Yüzyıllardır ayakta duran taş evler… Kafelerden yükselen kahve kokusu… Taş sokaklarda dolaşan insanlar… Mostar, gerçekten fotoğraflarda göründüğünden bile daha güzel.

Benim tavsiyem çok net:

Liste yetiştirmeye çalışmayın. Canınız nerede kahve içmek isterse oraya oturun. Bir börekçi görünce içeri girin. Cevapi canınız çekerse sipariş verin. Ve bol bol fotoğraf çekin. Çünkü Mostar’ın en güzel yanı, plan yapmadan dolaşmak.

Mostar Gezi Rehberi: Taş Sokaklar, Turkuaz Neretva ve Tarihin İzinde Bir Gün

Mostar, Bosna Hersek’te en çok görmek istediğim yerdi. Fotoğraflarda defalarca görmüştüm. Turkuaz renkte akan Neretva Nehri… UNESCO listesindeki tarihi köprü… Taş sokaklar… Osmanlı’dan kalan camiler…

Stari Most (Mostar Köprüsü)

Mostar’ın simgesi olan Stari Most, 1566 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Hayreddin tarafından inşa edilmiş. Yaklaşık dört yüz yıl boyunca ayakta kalan köprü, Bosna Savaşı sırasında 1993 yılında yıkılmış. Bugün gördüğümüz köprü ise, aslına uygun olarak yeniden inşa edilip 2004 yılında açılmış. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. Köprünün üzerine çıktığınızda ilk dikkatinizi çeken şey Neretva Nehri’nin rengi oluyor. Gerçekten fotoğraflardaki gibi… Hatta daha da güzel. Turkuaz ve zümrüt arasında değişen su rengi, taş evlerle birleşince ortaya kartpostal gibi bir manzara çıkıyor.

Yaz aylarında köprüden nehre atlayan gençleri izlemek Mostar’ın en meşhur geleneklerinden biri. Biz kış döneminde gittiğimiz için bu gösterilere denk gelmedik ama köprünün üzerinde yürümek bile başlı başına unutulmaz bir deneyimdi.

Kujundžiluk (Eski Çarşı)

Köprünün hemen çevresinde bulunan Kujundžiluk, Mostar’ın tarihi çarşısı. Taş sokakları, küçük dükkânları ve kafeleriyle insanı yavaşlamaya davet ediyor. Burada yapılacak en güzel şeylerden biri, belirli bir rota takip etmek yerine sokaklarda kaybolmak.

Bir kafede Bosna kahvesi içmek…

Bir köşede oturup insanları izlemek…

Mostar’ın ruhunu hissetmenin en güzel yolu bu.

Koski Mehmed Paşa Camii

1617 yılında inşa edilen Koski Mehmed Paşa Camii, Mostar’ın en önemli Osmanlı eserlerinden biri. Caminin avlusu oldukça huzurlu.

Karadoz Bey Camii

1557 yılında inşa edilen Karadoz Bey Camii, Mostar’ın en büyük camisi.

Savaş sırasında zarar görmesine rağmen daha sonra aslına uygun şekilde restore edilmiş. Gösterişli değil. Ama oldukça zarif. Osmanlı mimarisini sevenlerin mutlaka uğraması gereken yapılardan biri.

Kriva Ćuprija (Eğri Köprü)

Stari Most kadar ünlü olmasa da bana göre Mostar’ın en romantik noktalarından biri burasıydı. Küçük taş köprü, etrafındaki kafeler ve dere manzarasıyla çok huzurlu bir atmosfere sahip. Üstelik turist yoğunluğu da daha az. Fotoğraf çekmek için güzel bir alternatif.

Neretva Nehri

Kıyıda oturup sadece nehri izlemek bile insanı dinlendiriyor.

Bosna Hersek Seyahati İçin Küçük Tavsiyeler

Bu gezi boyunca edindiğim deneyimlerden yola çıkarak birkaç öneri bırakmak istiyorum.

✔️ Yanınızda mutlaka nakit Bosna Hersek Markı (BAM) bulundurun.

✔️ Başçarşı’da alışveriş yaparken ilk dükkândan satın almayın; birkaç dükkân gezerek fiyat karşılaştırması yapın.

✔️ Et pazarında ikram edilen ürünleri denemekten çekinmeyin. Satın aldığınız ürünleri vakumlatmayı unutmayın.

✔️ Mostar’a mümkünse trenle gidin. Yolculuk, gezinin en güzel parçalarından biri.

✔️ Rahat yürüyüş ayakkabısı giyin. Hem Saraybosna hem Mostar taş sokaklardan oluşuyor.

✔️ Bosna kahvesini en az bir kez deneyin ama Türk kahvesiyle birebir aynı tadı beklemeyin.

✔️ Valizinizde gurme ürünler için biraz boş yer bırakın. 😊

Sık Sorulan Sorular

Bosna Hersek’e vize gerekiyor mu?

Hayır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları Bosna Hersek’e belirli süreli turistik seyahatlerde vizesiz giriş yapabiliyor. Güncel uygulamaları seyahat öncesinde kontrol etmeyi unutmayın.

Bosna Hersek pahalı mı?

Bana göre Batı Avrupa ülkelerine kıyasla daha ekonomik. Özellikle yeme-içme ve toplu taşıma fiyatları oldukça makul.

Saraybosna kaç günde gezilir?

Şehir merkezini iki günde rahatlıkla gezebilirsiniz. Eğer Mostar’ı da görmek istiyorsanız en az üç günlük bir plan yapmanızı öneririm.

Mostar’a tren mi, otobüs mü?

Ben kesinlikle treni öneririm. Manzarası, yolculuğu ve konforu nedeniyle gezinin unutulmaz parçalarından biri oluyor.

Bosna’dan ne alınır?

Bakır el işçiliği ürünleri, Bosna kahvesi setleri, kuru et, sudžukice, yerel peynirler, çikolatalar ve gurme market ürünleri benim ilk önerilerim olur.

Željo’da yediğimiz cevapi…

Kod Punice’den aldığımız sıcacık sandviç…

Crvena Jabuka Gastro Market’te “Bunu da mı alsak?” diye dolaştığımız raflar…

Mostar’a giderken tren camından izlediğimiz dağlar…

Stari Most’un üzerinden Neretva’ya baktığım ilk an…

Hepsi bu yolculuğun en güzel hatıraları olarak aklımda kaldı.

Keyifli Yolculuklar 🙂


PINAR ILDIR ÇELT sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın